Konseptler
Ürün Bilgileri
Kurulum Bilgileri
AnasayfaPreSalesKonseptler


Internet ve Ağ Güvenliği

  • Hacker Kimdir?

  • Hacker’ların kullandıkları araçlar ve hileler

  • Virüsler

  • Ekonomik zararları
    Çeşitleri
    Yayılma Şekilleri:
    -Mail
    -Şirket Çalışanı

  • Güvenlik Duvarı(Firewall)
  • VPN (Virtual Private Networks)
  • Antivirüs
  • IDS (Saldırı Tespit Sistemleri)

  • Web filtreleme çözümleri (URL Filtering)

  • Güçlü Tanılama (Strong Authentication )

  • Diğer Güvenlik Teknolojileri


  • Güvenlik Politikaları
    Niçin İhtiyaç Duyuyoruz?
    Güvenlik Politikası Hazırlanması :
    - İhtiyaçların Belirlenmesi
    - Güvenlik Politikasının Yazılması
    - Güvenlik Politikasının Uygulanması

    Bilgi Güvenliği Denetlemesi
    Internet Güvenlik Değerlendirmesi
    IntraNet Güvenlik Değerlendirmesi


  • Hacker kimdir?

    Hacker, bilgisayarları ve haberleşme sistemlerini iyi tanıyan ve bu bilgileri istedikleri sistemlere ulaşıp bilgi sızdırmak yada bilgisayar sistemlerini sabote etmek için kullanan kişidir. İyi bir hacker için özel koruması olmayan sistemlere ulaşmak son derece kolaydır.

    Her gün bir çok sistemde yeni açıklar bulunmaktadır. Bu açıkların çoğunluğu, sistemler yapılandırılırken binlerce satırdan oluşan programların yazılması sırasında yapılan hatalardan doğmaktadır. Bu açıkların listeleri herkesin kolayca ulaşabileceği yerlerde yayınlanmaktadır. İki farklı açıdan bakarsak bu listeleri kendinizi güvenceye almak içinde takip edebilirsiniz yada başkaları bu açıkları sistemlerinize sızmak içinde kullanabilirler. Bu bilgiler o kadar yaygın ve kolay kullanılabilir hale gelmiştir ki bilgisayara biraz meraklı kişiler pek bilgiye sahip olmadan sistemleri etkisiz hale getirebilir yada içeri sızabilirler. Şirkete girişlerde kullandığımız basit şifrelerle yada şifreli bilgi akışının olmadığı ortamlardan yararlandığımızda da benzer sorunlarla karşılaşmamız mümkün. Kısacası bizim üzerinde fazla düşünmediğimiz bütünü göremediğimiz her noktada güvenlik problemi yaşanabilir.

    Bu yüzden Web sayfalarının devre dışı bırakılması, kredi kartı bilgilerinin çalınması, şirket bilgilerinin çalınıp rakip firmalara satılması geçen senelere göre yüksek oranlarda artmış durumda. Online suçların yükselen eğilimlerde olduğu istatiksel olarak doğrulanmaktadır.

     

    03.05.2002
    Siber suçlar için enstitü kuruluyor


    Teknoloji geliştikçe onu kullanarak suç işleyenlerin sayısı da her geçen gün artıyor. En fazla siber suçun işlendiği ülke olan ABD'de bilgisayar suçları konusunda akademik eğitim vermek üzere bir enstitü kuruluyor. Dallas'taki Texas Üniversitesi, okulun bünyesinde bir "Dijital Adli İnceleme ve Güvenlik Enstitüsü" kurulacağını açıkladı.
    Silikon Vadisi'nden uzmanlar ve FBI'ın da katkıda bulunacağı enstitüde, siber güvenlikle ilgili lisans eğitimi verilecek. Eylül ayında eğitime başlayacak olan okulun ders programında siber suçlar, siber suç kanıtlarının çözümlenmesi, kablosuz iletişim ve network'lerde güvenlik gibi konular yer alacak.

    Üniversite yetkilileri, enstitünün bu alandaki önemli bir açığı kapatmayı hedeflediğini belirtiyor. Dallas'taki Suç Komisyonu'nun verdiği rakamlara göre, ABD siber suçlar yüzünden her yıl 15 milyar dolar zarara uğruyor.

    Texas Üniversitesi'nin konuyla ilgili sayfası için
    http://www.utdallas.edu/utdgeneral/news/cybercrime.html
    (Hürriyetim)

    Ticari sırların çalınması günümüzde iş dünyasını tehdit eden en büyük tehlikelerden biri. 1999 yılında CSI/FBI tarafından yayınlanan 'Bilgisayar suçları ve güvenliği çalışmasına göre 1997 ile 1999 yılları arasında mali zararda en büyük payı 12 tipteki bilgisayar suçu ve bilginin kötüye kullanımı, çalınması olduğunu ortaya çıkardı. Araştırmaya göre 64 firmadan 42 milyon doların üzerinde değere sahip ticari sır çalınmıştı. 1998`de rapor edilen kayıplar 500 dolar ile 500,000 dolar arasında idi. Dışardan içeriye yapılan saldırılar 1997`de %18 iken 1998`de %21`e yükseldi. Federal Computer Incident Response Center Ekim 1996`dan Ekim 1997`ye kadar hükümet sitelerine 244 saldırı olduğunu rapor etti. Bu saldırıların 92`si (%38) içeri sızma, 83`ü (%34) tarama, 37`si (%15) bilgisayar virüsleri, 22`si (%9) e-posta saldırıları, 4`ü (%2) servis kullanımı engelleme (DoS), 2`si (%1) kötü amaçlı kod, 2`si kötüye kullanım ve 2`si sahtekarlık idi. Bir içeriye sızma olayı aylarca sürmüş ve 10 bin makineyi etkilemiş. Hacker`lar bu saldırıların çoğunda root(her türlü hakka sahip kullanıcı) erişimine sahip olmuşlar. Bu saldırılar 1999 yılından günümüze artarak devam etmektedir ve kesin rakamlar şirketlerin bu tür saldırıları şirketin imajının sarsılmasını önlemek için bildirmediğinden gerçek rakamların çok altındadır.

    Daha iyi hacker araçları: Hacker’ların kullandıkları araçlar giderek gelişmekte. Bizim güvenlik amacıyla kullandığımız araçların karşılarına internet üzerinden kolayca bulunabilecek, kullanması basit ve hızlı, ve çok etkili araçlarla çıkmaktalar. Ve bu araçların kullanım kılavuzlarını warez denilen internetin yeraltı tabir edilen sitelerinden bulmak mümkün. Sonuç olarak daha az teknik bilgi, beceri ve motivasyonla eskiye nazaran daha etkili zarar vermeleri kaçınılmaz.

    Hacker’ların kullandıkları araçlar ve hileler:
    Hacker’lar bir sisteme ulaşırken için genel olarak izledikleri dört evre bulunmakta. Meydan okuma, bilgi toplama, sızma ve hırsızlık/hasar. Meydan okuma aşamasını bir bulmaca çözme aşamasına benzetebiliriz. Bilgi toplama aşamasında şirket hakkında ve sistemleri hakkında gerekli bilgiler dikkat çekmeden toplanılır. Sistem açıkları tespit edilir. Tespit edilen açıklara karşı hangi araçların kullanılacağını belirlenir ve bu araçlar ve bilgilerle sisteme sızma gerçekleştirilir. Bu aşamadan sonra sistemden bilgiler alınabileceği gibi sisteme zarar da verilebilir. Bu evrelerde kullandıkları taktikler ve araçlar genelde şu şekildedir:

     

    Sosyal Mühendislik (Social engineering): Sosyal mühendislik aşaması bir tiyatro oyununu andırıyor. Daha önceden yaratılmış bir senaryo etrafında şirket ve çalışanlar hakkında bilgiler toplanıyor. Örneğin telefonla şirketi arayıp acil bir durum olduğu ve sistemlerin çalışmadığı ve bazı bilgilerin gerekli olduğu belirtiliyor. Burada şirket çalışanlarının isimlerinin alınması bile şifrelerin kırılmasını çoğu yerde kolaylaştırmaktadır. Artık en azından kullanıcı ismi (username) bilinmekte sadece şifrelerin bulunması kalmaktadır. Bu aşamada direk şifrelere yada daha kritik bilgilere dahi erişildiği durumlar olabilmektedir.
    Şifre Kırma (Password cracking): Şifre kırma bir çok kişinin düşündüğünün aksine çok kolay olabilmektedir. Hali hazırda bir çok sistemde boş şifreler, doğum tarihi, sevilen nesneler, sanatçılar, tutulan takımlar, çocuklarının isimleri yada tahmin edilmesi çok basit uzunluğu kısa şifreler kullanılıyor. Şifreler sürekli güncellenmediği yada aynı/benzer şifreler kullanıldığından hackerların işleri kolaylaşmakta. Şifre kırıcı programlarda belli aralıktaki olası bütün rakam/yazı/karakter ihtimallerini hızlı bir şekilde deneyebilmekteler. Bu tür denemelere “brute force” adı verilmektedir ve bu tür programlar genelde bütün kelimeleri kapsayan sözlükler ve bunların kombinasyonlarını içermektedirler.
    Ağ izleme (Network monitoring): Bu yöntem “sniffing” olarak da biliniyor. Ağ içerisine yerleştirilen küçük bir program ağdaki şifrelenmemiş paketleri, ve paketlerin içindeki bilgi ve şifreleri dinleyebilmektedir. Ve bu bilgiler mail yada benzeri diğer yollardan hacker’a ulaştırılır.
    Yetkili araçlarının kötüye kullanımı (Abuse of administrative tools): Yetkili kişilerin normalde sistem performansı, açıkların tespiti yada sistem yönetimi için kullandıkları araçlar hackerlar için sisteme giriş araçları olarak kullanılabilmektedir.
    Ortaki adam (Man in the middle): Bu atak türü yapılan bağlantıların arasına girip iki tarafa da sanki karşıdaki kişi gibi davranmakla yada bir tarafı devre dışı bırakarak yapılır. Bu sayede mesela kendi şifresiyle şirketine evinden girmiş birinin bağlantısında araya girerek şirkete sanki o kişiymiş gibi davranarak şirket bilgilerine ulaşmak mümkündür. Şifreli bilgi transferi yapılmaması bu tür olaylara sebebiyet verebilir.
    DoS Atak(Denial of service): Bu atak sistemlerin servislerini durdurmaya/dondurmaya yarayan bir atak türüdür ve geçersiz işlemlerin sistemlere yoğun miktarlarda gönderilmesi ile gerekli servislerin gerçek hizmetler için kullanılamaması durumudur.
    Truva atı(Trojan horse): Hackerların yazdığı görünüşte iyi niyetli yararlı programların arkasında gerçekte sisteme zarar verebilecek yada sistemde açıklar oluşturabileck kodlar bulunabilmektedir. Bu sayede sistemlere kolayca girebilmektedirler.
    Virusler: İlerki bölümlerde ayrıntılı incelenecek virüslerde sistemlerdeki bilgileri dışarıya aktarabilmektedirler.
    Spoofing: Bazı sistemlerde yetkiler ve izinler IP adresine göre verilmiştir ve bu erişimler sadece yetkili olan makinelerden yapılabilir. “Spoofing” de hackerlar kendi IP leri yerine yetki verilen kişilerin IP lerini kullanarak yada normalde iç ağda kullanılan IP leri kullanarak sistemi yanıltırlar.


    Sadece bir ay içerisinde çıkan güvenlik açıkları (Infonet Güvenlik Duyuruları listesi Aralık 2001 www.infonet.com.tr )

    http://www.infonet.com.tr/tr/announcements/archive/2001/index.htm


    Virüsler:

    Gelişen internet teknolojilerine paralel olarak virüslerde gelişmekte ve kurumsal güvenliğimizi bugüne kadar hiç olmadığı kadar tehdit etmekteler. Virüsler, hepimizin tanık olduğu gibi iş, zaman, bilgi, para ve şirketin imaj kaybına sebep olmaktalar. Son zamanlarda sıkça duyduğumuz virüsler/trojanlar şirket içi gizli bilgileri dışarıya iletebilmekte, şirket bilgilerine zarar verebilmekte yada dışarıdan yerel ağa ulaşılmasını sağlayacak açık arka kapılar(back door) yaratabilmekteler ve dünya çapında aynı gün içerisinde milyarlarca dolarlık zararlara yol açabilmekteler.


    Dünya çapında virüslerin sebep olduğu ekonomik zarar:

    1999 yılında 12.1 milyar dolar
    2000 yılında 17.1 milyar dolar
    2001 yılında 23.2 milyar dolar

    Bir virüs basitçe, bilgisayar sistemlerine girmek için çeşitli yollar kullanan minyatür programdır. Bilgisayar virüsünün çok farklı çeşitleri vardır. İşte başlıcaları:

    Boot virüsleri sistemi başlatan diskin dosya sektörünü etkiler.
    Dosya sistemi veya cluster virüsleri dizin girişlerini değiştirerek yazılımdan önce virüsün yüklenmesine sebep olurlar.
    Çok-biçimli/polimorfik (Polymorhpous/Polymorphic) virüsler kendilerini farklı antivirüs yazılımlarına karşı daha dayanıklı kılmak için farklı yollarla kendini çoğaltan virüslerdir.
    Retrovirüsler antivirüs programlarına zarar vermeye hatta tamamen silmeye çalışan virüslerdir.
    Truva virüsleri (Trojan) etkiledikleri sistemde çoğalmazlar fakat sistem kullanıcılarından gizlenirler. Bazı tipleri işlerini bitirdikten sonra (ör. önemli verileri silmek) kendilerini silip sistemi orjinal haline getirebiliyorlar.
    Solucanlar(Worm) bilgisayar ağları arasında yayılabilen virüslerdir.
    Makro virüsleri ise bir uygulamanın içinde hazır bulunan fonksiyonları kullanarak çoğalan ve yayılan virüslerdir. Bir kullanıcı virüs bulaşmış makro içeren bir dosya alıp açtığında makro dokümanın açılmasıyla otomatik olarak çalışabilir veya kullanıcı belirli anahtar kombinasyonlarını gerçekleştirdiğinde çalışabilir. Etkilenen makro daha sonra uygulamada diğer açılan dokümanlarada kendisini kopyalar. Daha sonra kullanıcının açtığı dosyalarda kalarak yayılır veya dokümanları silebilir veya değişiklik yapabilir.

    Bunların yanında kötü niyetli Java ve ActiveX kodları, VBScript, JavaScript veya HTML virüsleri, Hoaxes (gerçek olmayan virüs haberleri) , şaka programları ve spam maillerde artık virüs sınıfında yer almaktadır.

    Günümüzde virüslerin çoğunluğu e-mailler vasıtasıyla yayılmakta.

    Virüslerin %87 si maillerle gelmekte

    2001 Temmuz ayında ortaya çıkan Code Red adlı virüs bir gün dolmadan dünyanın her tarafına yayılıp bir çok sistemi etkisiz hale getirmiştir.


    Gelişmekte olan konular
    Mobile cihazlar, cep telefonları, WAP ve Palm uygulamalarının korunması bu alandaki yeni gelişmeler olacaktır.

    Şirket Çalışanları:
    Araştırmalar dünya genelinde şirkete yapılan atakların % 70 ila % 90 arasında şirket çalışanları tarafından yapıldığını ortaya koymaktadır. Bu bilgi hırsızlığından tutun bilerek yada bilmeyerek sistemlere verilen zararları kapsamaktadır. Genelde işinden kötü şekilde ayrılan şirket çalışanları sistemlere ait bilgilerini başkalarına verebilmekte yada özellikle sistemleri sabote edebilmektedirler. Kendi bilgisayarlarına kurdukları “sniffer”(paket dinleyici) lar sayesinde başka kişilerin maillerini yada gizli bilgilerini elde edebilmektedirler. Yada her türlü önleminizi dışarıdan gelebilecek saldırılara karşı almışken içeriden birisi kolaylıkla önemli sistemlere erişebilir kritik bilgileri silip değiştirebilir yada rakip bir firmaya verebilir. Yada meraklı bir kullanıcı yeni öğrendiği hacker araçlarını sizin firmanız üzerinden başka firmalara girmek için kullanabilirler. Konuyla ilgili olarak çok yakın bir zamanda Hürriyet gazetesinden alınmış bir haber aşağıdadır.


    29.04.2002
    İngilizler ofisteki hacker'lardan şikayetçi



    İngiltere'de yapılan bir araştırma, 2002 senesinde şirket bilgisayarlarında meydana gelen güvenlik sorunlarının yüzde 48'inden şirket çalışanlarının sorumlu olduğunu ortaya çıkardı. Bilgisayarlara zarar verme, network'e virüs bulaştırma türünden güvenlik problemleri için 2000 yılında daha çok dışardan saldıran hacker'lar suçlanıyordu.
    Son rapor İngiltere'de pek çok şirkette kendi sistemlerini hedef alan çalışanlar olduğunu ortaya koydu. BBC'nin web sitesinde yer alan habere göre, 2000 yılı içinde gerçekleşen saldırıların yüzde 75'i dışardan gelirken, 2001 yılında şirket içi saldırılar arttı.

    Şirket içinde işlenen güvenlik suçları, virüs bulaştırmak, şirket bilgisayarlarını kullanarak internette dolandırıcılık yapmak, şirketin bilgisayar sistemlerine girmek olarak sıralandı.

    Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan Enformasyon Teknolojisi İhlalleri adlı raporda, "şirket içi hack"e dikkat çekildi ve bu konudan şikayetçi olan şirketlerin çalışanlarını daha sıkı takip altına almaya başladığı belirtildi.

    Konuyla ilgili haberde, Amerikalı ünlü hacker Kevin Mitnick'in sistemlere gizlice girerken teknolojinin yanısıra gerekli bilgiyi alacağı şirket çalışanlarıyla ilişki kurduğu ifade edildi.
    (Hürriyetim)

    Bunların yanında girdikleri web sayfalarından farkında olmadan truva atları/virüs/lisanssız programlar indirip firmanızın güvenliğini tehlikeye atabilirler.

    Bu aşamada ağ güvenliğinden ayrı olarak fiziksel güvenliğinde devrede olması gerekmektedir. Sistem odasına giriş çıkışların kontrolü yapılmalıdır mümkünse bunların kayıtları tutulmalıdır.

    Şirket çalışanları eğitilmeli en basitinden bilgisayarlarının başından ayrıldıklarında şifreli bir sistemi aktive etmelidir.

    Şirket içerisindeki güvenlik kuralları da dışarıdan sızmalara karşı yapılanlara benzer şekilde olmalıdır.


    Güvenlik Duvarı(Firewall):

    Firewall’lar, yerel ağınızla dış ağ arasındaki güvenlik kontrol yazılımları/cihazlarıdır. Firewall ilk kurulduğunda bu nokta üzerindeki bütün geçişleri durdurur. Daha önceden belirlenen politikalar dahilinde hangi data paketinin geçip geçmeyeceği, hangi geçişlerde parola doğrulaması yapılacağı gibi bilgiler firewall kural tablolarına eklenir. Bu sayede sisteme ulaşan kişi ve bilgi trafiği kontrol altına alınmış olur. İçerideki/dışarıdaki sistemlere kimlerin girip giremeyeceğine, giren kişilerin hangi bilgisayarları ve hangi servisleri kullanabileceğini firewall üzerindeki kurallar belirler.

    Firewall yazılımı, adresler arası dönüştürme-maskeleme(NAT) sayesinde LAN(Local Area Network) deki cihazların IP adreslerini gizleyerek tek bir IP ile dış ağlara erişimini sağlar. Adres saklama ve adres yönlendirme işlemleri firewall üzerinden yapılabilir. Böylece dış dünyadaki kullanıcılar yerel ağdaki kritik topoloji yapısını ve IP bilgisini edinemezler. Firewall yazılımı kendi üzerinde belirtilmiş şüpheli durumlarda sorumluları uyarabilir(e-mail, SNMP, vb.).

    Gelişmiş firewall yazılımları üzerinden geçen bütün etkinlikleri daha sonradan incelenebilmesi için kaydederler. Ek bir lisans yada modül ile birlikte VPN(Virtual Private Network) denilen yerel ağa gidip gelen bilgilerin şifrelenmesi ile uzak ofislerden yada evden internet üzerinden güvenli bir şekilde şirket bilgilerine ulaşmak mail vb. servisleri kullanmak mümkün olmaktadır. Bu şekilde daha pahalı çözümler yerine(lised line yada frame relay) Internet kullanılabilir. Yalnız uzaktaki kullanıcıların güvenliği burada ön plana çıkmaktadır. Dışarıdan bağlanan kişinin gerçekten sizin belirlediğiniz yetkili kişi olup olmadığı önemlidir. Bu kişilerin şifresini ele geçirenler sisteminize o kişilerin haklarıyla ulaşabilirler. Bu noktada kişisel firewall ve dinamik şifre üreten tokenlar devrede olmalıdır.

    Günümüzdeki gelişmiş firewall sistemleri içerik denetleme işlemi yapmamakta bu tip hizmetleri firewall sistemleriyle entegre çalışan diğer güvenlik sistemlerine yönlendirmektedir. Bu sayede güvenlik firmaları sadece odaklandıkları ve profesyonel oldukları konularda hizmet vermekte, kullanıcı da bu ayrık sistemlerden kendisi için uygun olan çözümleri tercih etmektedir. Örneğin gelen bilgilerin içerisinde virüs olup olmadığı yada atak yapılıp yapılmadığı firewall tarafından kontrol edilmez. Kurallarda belirtilmişse kendisi ile entegre çalışan sisteme data paketini yönlendirir. Tarama işlemi diğer makinada yapıldıktan sonra paket tekrar firewall a geri döner.

    Firewall yazılımının yönetim konsolu merkezi yönetim amaçlı olarak ayrı makinelere yüklenebilir. Yönetim ile ilgili kurallar, trafikle ilgili kayıtlar(log) ayrı sistemlerde tutulabilir. Kullanıcı grafik ara yüzü ile uzak makinelerden kolayca yönetim yapılabilir ve mevcut kullanıcı bilgileri (LDAP) uygulamalarından alınabilir. Aktif bağlantılar görüntülenip gerektiğinde ana güvenlik politikalarına engel olmadan bağlantılara müdahale edilebilir. Bant genişliği yönetimi sağlayan sistemlerle entegre olabilir.

    Firewall yazılımları/cihazları güvenliğin yapı taşları olup sistem içerisindeki diğer güvenlik yazılım/cihazları ile uyumlu çalışmakta ve gelecekteki güvenlik teknolojilerine taban teşkil etmektedirler. Firewall yazılımı kesinlikle şart olmasına rağmen güvenlik için tek başına yeterli değildir.


    VPN (Virtual Private Networks)

    VPN sayesinde hem maliyetlerimizi azaltmamız hem de daha önceden güvenli olmadığı, ayrıca pahalı olduğu için yapamadığımız farklı mekanlardaki PC ve LAN’ları internet üzerinden aynı platformlara taşımamız mümkün. Bu sayede evimizdeyken şirketimize bağlanıp sanki oradaymış gibi güvenli bir şekilde şirket kaynaklarına ulaşmamız, maillerimizi kontrol etmemiz, Intranet’i kullanmamız mümkün olmaktadır.

    Bu sayede mobil çalışanlarımızı, uzak bürolarımızı, bayilerimizi, iş ortaklarımızı bizim belirlediğimiz kriterlere göre şirket içi kaynaklarından faydalanmalarını sağlayabiliriz. Lised lines ve frame-relay hatların pahalı çözümlerine alternatif olarak Internet’i kullanabiliyoruz. Tabi akla gelen ilk soru Internet üzerinde bilgi alışverişi yapılırken bilgilerimiz ne derece güvende. VPN teknolojilerinde taraflar arasında karşılıklı şifreleme söz konusu ve bu şifreleme teknolojileri oldukça gelişmiş durumda. Güvenlik için bilgiler karşılıklı dijital olarak imzalanır, sonra bu paketler uluslar arası standartlara uygun çeşitli protokollerden biri tarafından şifrelenir ve karşı tarafta da benzer şekilde açılır. Yalnız VPN sadece bilgi gidip gelmesi sırasındaki güvenliği kapsadığından karşılıklı yapıların firewallar tarafından korunması gerekmektedir. Sizin bölgeniz çok güvenli olabilir ama size bağlanan evdeki bilgisayarın güvenliği de önemlidir. Çünkü dışarıdan içeri normal şartlarda sızamayan kişiler zincirin en zayıf halkasından içeri sızabilirler.

    VPN uygulamalarında dikkat edilmesi gereken karşılıklı bağlantılar sırasında statik şifre kullanılmamasına dikkat edilmesi token/smart card benzeri çözümlerle desteklenmesi gerekir.


    Antivirüs

    Ev kullanıcılarından büyük şirketlere herkes antivirüs çözümü kullanması gerektiğinin farkındadır. Kurumların ihtiyaçlarını ev kullanıcıları gibi düşünemeyiz. Artık eski sistem desktop bazlı korumalar tek başına yeterli olmamaktadır. Örneğin bu tip bir sistem bilgisayarın açılması sırasında daha virüs koruma yazılımı devreye girmeden ağdaki virüslenmiş bir sistem tarafından dosya paylaşımından faydalanarak sisteme girip antivirüs korumasını devre dışı bırakabilmektedir. Yada son günlerde tanık olduğumuz sistem açıklarını kullanarak yayılan “worm”larda olduğu gibi. Bu yüzden yeni teknolojilerde virüslerin merkezi bir yapı tarafından daha yerel ağa girmeden önce taranması fikri esas alınmaktadır.

    Virüslerin en çok yayıldığı servisler olan e-mail, http ve ftp trafikleri firewall mantığı esas alınarak antivirüs ağ geçidine yönlendirilir. Buradaki tarama işleminden sonra gerekli yerlere yönlendirilme yapılır. Bu sistemle dışarıdan gelecek olan virüsler engellenmiş olur. Mail sunucuları üzerine kurulan antivirüs sistemiyle yerel ağ içerisinde e-mail aracılığıyla dolaşan virüslerde etkisiz hale getirilmiş olur.

    Sunucu bilgisayarları üzerine kurulacak virüs koruma yazılımları ve şirket çalışanlarının sistemlerini kontrol edecek yazılımlarla kurumsal antivirüs çözümü sağlanmış olur.

    Bütün bu virüs sistemlerinin tek bir merkezi noktadan kontrolü ve tek bir noktadan antivirüs güncelleme dosyalarının alınıp dağıtılması yapılabilmektedir. İstenirse firewall la entegre çalıştırılabilmektedirler. Otomatik olarak gerektiğinde her saat başı yeni güncelleme dosyaları alınabilmektedir. Bu sistemlerle ayrıca rahatsız edici mailleri engellemek, içerdiği kelimelere yada eklerine göre silme/arşivleme vb. işlemler yapılabilmekte kısaca mail yönetimi sağlanabilmektedir.

    Kurumsal Antivirüs Koruması seçerken dikkat edilmesi gerekenler

    Virus taraması yaparken performans kaybı yaşanmamalıdır. Mümkünse uluslararası sertifikaları sorulmalıdır.Her türlü zararlı kodlara karşı tarama yapabilmelidir (Trojans, droppers, ActiveX ve Java) Müşteri tarafına her türlü yoldan zararlı kodların ulaşabileceği düşünülmeli sunulan çözüm bütün zararlı kodları tesirsiz hale getirebilmelidir. Sizi virüslerin çoğundan değil hepsinden koruyan sistemlere ihtiyacınız olacaktır. Sorunla karşılaşıldığında servisini ve desteğini alabileceğiniz ürünlere yönelin. Sisteminize entegre olup olmayacağını sorun çünkü yeni teknoloji virüs tarayıcılar firewall sistemleriyle proxy lerle mail sunucularıyla entegre çalışabilmektedir Bütün virüs sistemini mümkünse tek yerden yönetebileceğiniz sistemleri seçmeniz avantajınıza olacaktır. Merkezi raporlama ve otomatik güncelleme (yeni virüslere karşı) yapması da işlerinizi kolaylaştıracaktır.



    IDS (Saldırı Tespit Sistemleri)

    Saldırı Tespit Sistemleri, Internet dünyasının gelişim sürecinde özellikle tüm dünyada kullanılan web trafiğinin artması ve de web sayfalarının popüler hale gelmesi ile birlikte kişisel ya da tüzel sayfalara yapılan saldırılar sonucu ihtiyaç duyulan en önemli konulardan biri haline gelmiştir. Bununla birlikte kurum ya da kuruluşların sahip oldukları ve tüm dünyaya açık tuttukları mail, dns, database gibi sunucularının benzeri saldırılara maruz kalabilecekleri ihtimali yine Saldırı Tespit Sistemlerini Internet Güvenliği alanının vazgeçilmez bir parçası haline getirmiştir. Kurumların sahip oldukları çalışan sayısı ve bu çalışanların kendi kurumlarındaki kritik değer taşıyan yapılara saldırabilme ihtimalleri de iç ağın ya da tek tek kritik sunucuların kontrol altında tutulma gerekliliğini beraberinde getirir.

    IDS(Intrusion Detection System) genel olarak iki tip olarak karşımıza çıkar; Sunucu tabanlı IDS ve Ağ tabanlı IDS.

    Ağ tabanlı IDS in görevi, bir kurum yada kuruluşun sahip olduğu ağ yada ağlara yönlenmiş olan tüm trafiği algılayarak, bu ağa doğru geçen her bir data paketinin içeriğini sorgulamak, bir atak olup olmadığına karar vererek kaydını alabilmek, kendisi ya da konfigüre edebildiği başka bir aktif cihaz tarafından atakları kesmek, sistem yöneticisini bilgilendirmek ve ilgili raporlar oluşturabilmektir. IDS bir data paketinin atak olup olmadığını, kendi atak veritabanında bulunan atak tipleriyle karşılaştırarak anlar ve karar verir. Sonuç olarak bir IDS in en önemli bileşeni bu atak veritabanıdır. Söz konusu Atak veritabanı nın içeriği, ne kadar sıklıkla ve doğrulukla güncellendiği ve kimin tarafından oluşturulduğu/güncellendiği en önemli noktadır. Bu sebeple doğru üretici firma ve ekip seçimi çok önemlidir.

    Sunucu Tabanlı IDS in görevi ise kurulu bulunduğu sunucuya doğru yönlenmiş bulunan trafiği yine üzerinde bulunan atak veritabanı(İşletim Sistemine göre özelleştirilmiş) baz alınarak dinlemesi ve atakları sezerek cevap vermesidir.


    Genel olarak IDS iki veya daha fazla makineden oluşan bir yapıdır. Performans artırımı sebebiyle Merkezi Kontrol ve Kayıt mekanizmasının bir makinede, Trafiği dinleyen ağ tabanlı modül veya Sunucu tabanlı modül ayrı makinelerde tutulur.

    IDS’ ler, dinlediği trafiğin kaydını tutarak, gerektiğinde bu kayıtları baz alarak istenilen şekilde raporlar çıkartabilmektedir. Atak sezdiklerinde atakları önleyebilir, yöneticilerine mail yada benzeri yollarla haber verebilirler, önceden oluşturulmuş bir program çalıştırabilir ve telnet benzeri bağlantıları kayıt ederek sonrasında izlenmesini sağlayabilirler. Tüm bu özellikleriyle IDS ler sistemin güvenli bir şekilde işlemesine yardımcı olur ve Sistem Yöneticilerinin Sistemi güçlü bir şekilde izlemesine yardımcı olmaktadırlar.

    Web filtreleme çözümleri (URL Filtering)

    Bugün çalışanların çoğunun Internet’e erişim hakları var. Fakat bunların hangi sayfalara gittikleri, oralarda ne kadar zaman geçirdikleri bunların ne kadarının işle ilgili olduğu gibi soruların yanıtlanması gerekiyor. Son zamanlarda yapılan bir çok araştırma iş günü içerisinde yapılan web sayfası ziyaretlerinin çoğunun işle alakalı olmadığı, sakıncalı sayfa ziyaretlerinin sistemlere virus/trojan bulaşmasına, gereksiz bant genişliği harcanmasına ve yasal olmayan sitelerden indirilen programların sistemlere sahte lisanslarla kurulmasına (ki bu programların lisanssız yada sahte lisanslarla kurulmasından sistem yöneticileri ve şirket sahipleri BSA ya karşı sorumlular) sebep olmakta.

    Bütün bunları engelleyebilmek için URL filtering denilen yazılımlar kullanılmakta. Bu yazılımların her gün güncellenen veri tabanları sayesinde dünyadaki çoğu web sayfaları sınıflandırılmış durumda. Bu yazılımlar kişi, grup, IP adres aralıklarına kural tanımlamamızı sağlamaktadır. Bu sayede daha önceden tanımladığımız kişilere hangi zaman aralıklarında nerelere girebileceklerini belirlenebilir. Yada gün içerisinde bizim belirlediğimiz kategoriler için zaman kotası uygulana bilinir. Örneğin sabah 9:00-12:00 arası gazetelere yarım saat bakılma izni (bu sayfalarda kalış zamanı kotadan düşürülür) 12:00-13:00 her yere izin vb.. URL filtreleme yazılımlarıyla ayrıca anahtar kelime bazlı sınırlandırma(örnegin mp3) yada manuel olarak sayfa eklenebilir.

    Engellenen sayfalarla ilgili olarak kullanıcı karşısına bilgilendirici bir ekran çıkar ve neden engellendiği yada hangi zaman aralıklarında geçerli olduğu belirtilir. Burada daha önceden belirlenmiş bir sayfaya yönlendirmekte mümkündür. Bu tür yazılımlarının raporlama modülleri sayesinde kimlerin nerelere gittikleri oralarda ne kadar süre boyunca kaldıkları gibi ayrıntılı bilgilere ulaşmak mümkündür.

    Internetin pozitif kullanımı

    * eMail
    * eTicaret
    * Araştırmalar
    * Önemli gelişmeler
    * Doküman alışverişi
    * Web tabanlı uygulamalar

    Negatif amaçlarla kullanım

    • Desktop TV, BBG tarzı yapımlar
    • Porno
    • Hisse senedi
    • Eğlence
    • Alışveriş
    • Kumar
    • Müzik
    • Spor
    • Download
    • Internette en çok aratılan üç kelime mp3, sex, hotmail (kaynak wordtracker.com)
    • Çalışanların 54% ü gün içerisinde an az yarım saatlerini işle alakasız konularda internette sörf yapmaktadırlar
    • Bu zamanın çoğu yetişkin sitelerinde geçmekte
    • Yeni iş başvuruları yapılmakta
    • Gezi siteleri ziyaret edilmekte
    • Spor aktiviteleri takip edilmekte
    • Konuşma odalarında bulunulmakta
    • Hacker sayfaları ve hack araçlarının bulunduğu sayfalar ziyaret edilmekte

    Güçlü Tanılama (Strong Authentication )

    Gerçekten sistemlerinize kimlerin ulaştığını biliyor musunuz? Eğer VPN, mail, Web sayfa erişimleri, uzak erişim (remote access) v.b. bağlantılarınızda statik kullanıcı isimleri ve şifreler kullanıyorsanız bundan tam olarak emin olamazsınız. Dışarıdan yapılan bağlantılarda sizin verdiğiniz şifrelerin başkaları tarafından ele geçirilmesi yada “brute force” denilen yöntemle şifrelerin bulunması söz konusudur. Güçlü tanılama yöntemleri sisteminize erişenlerin kimliğinden emin olmanızı sağlar.


    Güçlü tanılama (Strong Authentication) nedir?:
    Güçlü tanılama, bir kullanıcıyı tanırken en az iki metot kullanır. 3 metotla mevcut tanılama güçlendirilebilir:
    • Sahip olduğunuz şey (Something you have)
    Kapı anahtarı, ATM kartı veya token
    • Bildiğiniz şey (Something you know )
    Şifre, PIN numarası
    • Biyometrik tanılama (Something you are)
    Parmak izi, ses tanıma sistemleri, retina taramaları

    Bu yöntemlerin her biri tek başına yeterli değildir mesela ATM kartınızı kaybedebilirsiniz, şifreniz tahmin edilebilir. Biyometrik tanılama güçlü bir yöntem olmasına rağmen halen pahalı ve açık noktaları bulunabilmektedir. Bu yöntemlerden teki (single authentication) yerine iki metodun birlikte kullanıldığı yöntemler “two-factor authentication” yada “strong authentication” olarak bilinmektedir. Örneğin ATM makineleri iki kombinasyonu birlikte kullanırlar plastik bir kard (Something you have) ve bir PIN numarası (Something you know). Token ve smart kartlar güçlü tanılama sistemleri kullanırlar. Token ve smart kartların bir çok çeşidi bulunmakta

    Smart Kartlar: Dünya üzerinde yaklaşık bir milyar kişi smart kart teknolojisini banka hesapları, ödeme, telefon sistemleri, kişisel bilgilerin saklanması(tıbbi kayıtlar gibi) için kullanıyor. Smart kartlar ATM(banka) kartlarından çip yapısıyla ayrılır. ATM kartlarında statik bilgi içeren manyetik bantlar bulunmaktadır. Smart kartlarda ise küçük bir çip bulunmaktadır. Bu sayede çip içerisinde bilgilerin saklanmasının yanında hesaplamalarda yapılabilmektedir. Manyetik kartların dış yüzeylerinde bulunan bilgilerin kopyalanabilmeside güvenlik açısından smart kart kullanımının gerekliliğini ortaya koymaktadır. Bütün bilgilerin ve işlemlerin çip içerisinde yapılması ve çipin kopyalanamaması smart kartın en büyük artıları arasında yer almakta. Ayrıca smart kartınızdaki bilgilerinize ulaşmanız için kartınızın PIN koduna ihtiyacınız var. Oldukça güvenli bu sistemlerin tek dezavantajı smart kart okuyucuya ve yazılımına ihtiyaç duyulması.

    Token-Tabanlı Uygulamalar: Token çözümleri gelecekte güvenlik işlemlerinde zorunluluk olarak kaşımıza çıkacak. Şifrelerin bu kadar kolay ele geçirilebilmesi yada şifre denemeleri sayesinde şifrelerin bulunabilmesi her seferinde size başka şifre üreten sistemlerin doğmasına yol açtı. Bu sayede şifrenizi ele geçiren bir kişi dahi onu kullanamaz. Bunun için çeşitli yazılım yada fiziksel çözümler mevcut. Dakikada bir değişen şifreler yada her düğmeye bastığınızda size yeni bir şifre üreten tokenlar sayesinde şifrelerin çalınması yada başkaları tarafından bilinmesi problemi ortadan kalkıyor. Ve tokenların çoğundaki sistem bir PIN numarası ile korunuyor bu sayede tokenin kendisini kaybetmeniz durumunda dahi sistem kendini koruyabiliyor. Bir çoğu anahtarlık ve kredi kartı boyutlarında üretildiklerinden kolayca yanınızda taşıyıp istenilen yerden başka bir sisteme gerek kalmadan bağlantılarınızı güvenli bir şekilde yapabilirsiniz.


    Diğer Güvenlik Teknolojileri

    Güvenlik değerlerinizin korunması için araç teşkil ediyor. Güvenlik riskleri artıkça devreye farklı çözümlerde girebiliyor. PKI çözümleri, backup sistemleri, mobil sistemlerin korunması, yüksek erişilebilirlik ve yük paylaşımı, monitoring ve management araçları, Single Sign On çözümleri, fiziksel tanılama cihazları ve daha bir çok güvenlik teknolojisi mevcut ve ihtiyaçlar/sorunlar çıktıkça geliştirilmeye devam edecek. Bu yüzden konunun uzmanlarından yardım istenebilir. Güvenlik amaç değil bir araç bu yüzden ne tür işler yapacağınız, firmanızın/kurumunuzun faaliyet alanları, bilgilerin kritikliği gibi kriterler size hangi çözümlerin sunulması gerektiğini belirleyecektir.

    Bilgi İşlem Sistemleri Güvenlik Politikası

    Güvenlik politikaları, kurumların bilgi işlem sistemleri alanında yaptıkları yatırımları güvenli tutmalarını sağlayan ve kurumsal hayatın bir parçası haline getiren uygulamalardır. 1990’ların sonuyla beraber bilgi işlem sistemine yapılan yatırımların son derece hızlı şekilde artması ve yine aynı dönemde bilgi işlem hırsızlıklarının boyutlarının büyümesi, güvenlik politikalarını zorunluluk haline getirmiştir.

    Niçin İhtiyaç Duyuyoruz?

    Computer Security Institute tarafından 1996’dan beri yapılmakta olan kurumsal güvenlik araştırmaları, bilgi işlem sistemlerinin karşı karşıya olduğu risklerin boyutlarını net şekilde göstermektedir. 1998 yılında araştırmaya katılan kuruluşların %64’ü bilgi işlem açıkları ve tehditleri ile karşı karşıya olduğunu belirtmekteyken, bu rakam 2000 yılında %70’lere çıkmıştır.

    Yine bu araştırmaya göre en büyük tehlikeler, kurum dışından değil, kurum içinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle de güvenlik yalnızca dışarıya karşı koruma şeklinde algılanmamalı, kurumsal bilgi işlem sistemlerini, bütünleşik bir bakış açısıyla değerlendirmelidir. Güvenlik politikaları, bu ihtiyacı karşılamak üzere ortaya çıkmıştır.

    Güvenlik politikaları, bilgi işlem sistemlerinde meydana gelebilecek açıklarda, kurumun yasal yükümlülüklerini asgariye indirebilmektedir. Kurumun, bilgi işlem sistemlerinin güvenliğini kontrol altına alabilmek için yaptığı tüm çalışmaların belgelenmesi, yasal açıdan kurumu tehlikelerden koruyabilecek bir kalkan olarak ortaya çıkmaktadır.



    Ayrıca güvenlik politikaları, maliyet-fayda ve yatırımın geri dönüşü (ROI) analizleri yapılmasını, ve kısıtlı kaynakların verimli kullanılmasını sağlayacaktır. Çünkü güvenlik politikalarının en önemli özelliklerinden biri, var olan bütçeyle, riskler ve tehlikeler arasında optimum dengenin bulunabilmesini sağlamasıdır.


    Güvenlik Politikası Hazırlanması

    Güvenlik politikaları hazırlanırken, üç ana aşamadan geçilir:
    1. İhtiyaçların belirlenmesi,
    2. Güvenlik politikasının yazılması,
    3. Güvenlik politikasının uygulanması

    İhtiyaçların Belirlenmesi:
    Bu aşamada, kurumsal bilgi işlem kaynakları sınıflandırılır, kullanıcılar ve yöneticiler belirlenir ve öncelik sıralamaları oluşturulur.

    1. Varlıkların Belirlenmesi:
    Güvenlik politikası çalışmalarında öncelikli olarak bilgi değeri olan varlıklar sınıflandırılır. Bu sınıflandırma coğrafi esaslara göre olabileceği gibi (binalar, fabrikalar, farklı şehirlerdeki tesisler gibi), fonksiyonal alanlara göre (üretim, finans, pazarlama gibi) ya da teknoloki türlerine göre (Windows 2000, UNIX, vs gibi) de olabilir.

    2. Erişim İhtiyaçlarının belirlenmesi:
    Yukarıda belirtilen sınıflandırma sonucu neyi korumak ve güvenlik tutmak istediğimizi belirlendikten sonra, kullanıcıların hangi bilgiye ne zaman ve ne şekilde ulaşmaları gerektiği belirlenir. Örneğin muhasebe bölümünün üretimle ilgili, üretim bölümünün, insan kaynakları ile ilgili bilgilere sınırlı şekilde erişmesi gerekebilir. Bu haklar ve ihtiyaçlar dokümante edilerek her departman için öncelik sıralamaları oluşturulur.

    3. Güvenlik Tehditlerinin Belirlenmesi:
    Bilgi işlem sistemlerine yönelik tehdit örnekleri arasında sosyal mühendislik, şifre kırma, network izleme, denial of service gibi çalışmalar yer almaktadır. Bu tehditlerden hangilerinin kurum için en büyük tehlikeyi içerdiği incelenir.

    4. İş Risklerinin Belirlenmesi:
    Bilgi işlem sistemlerine yönelik (ve yukarıda belirtilen aşama ile ortaya çıkartılan) tehditlerin yaratabileceği iş zararlarının boyutları incelenir. Bu risklerin boyutları, senaryo analizi sonucunda ortaya çıkartılır. Örneğin, potansiyel bir problem durumunda, en kötü olasılıkla 100,000 USD, ortalama olasılıkla 50,000 USD, en iyi olasılıkla 10,000 USD kaybedileceği hesaplanabilir.

    5. Yeni İş Olasılıklarının Belirlenmesi:
    SSL benzeri güvenli yöntemler kullanılarak elektronik ortamda pazarlama ve satış tekniklerinden hangilerinin kullanılabileceği, bu durumlarda potansiyel getirilerin ve maliyetlerin ne olacağı hesaplanabilir.


    Güvenlik Politikasının Yazılması:

    Güvenlik ihtiyaçları belirlendikten sonra, güvenlik politikasında yeralması gereken noktalar ortaya çıkmıştır. Güvenlik politikalarında genellikle aşağıdaki bölümler yeralır:

    1. Giriş mektubu:

    Genellikle Genel Müdür veya şirket yönetiminden yetkili bir kişinin imzasını taşıyan böyle bir mektup, Güvenlik Politikasına verilen yönetim desteğini göstermek için önemlidir.

    2. Amaç:

    Bu noktada güvenlik politikasının hangi amaçla hazırlandığı, kimler tarafından kullanılacağı ve kullanımının kimler tarafından izleneceği açık ve net şekilde belirtilmelidir.

    3. Yetki ve Sorumluluklar:

    Yukarıdaki Amaç bölümünde belirtilen kullanıcı ve yöneticilerin, Güvenlik politikası çerçevesindeki yetki ve sorumlulukları belirtilir. Bu, kullanıcı ve yöneticilerin yetki ve sorumlulularını belirtmenin yanı sıra, yetkili kişilerin veya yetkili pozisyonların da açık tarifini yapmalıdır.

    4. Bilgisayar ve Internet kullanımı:

    Bu bölüm, kurumun bilgisayarlarının ve bilgi işlem sistemlerinin kullanımı hakkında genel kullanım kuralları içerir. Bu bölümde, örneğin Internet’e hangi kullanıcıların gireceği, Internet’ten hangi tür dosyaların indirilmesine izin verilebileceği, kullanıcıların hangi durumlarda ne gibi sorumlulukları olduğu belirtilir.

    5. Erişim kontrolü:

    Bu bölümde, kimlik belirleme, onaylama, şifrelerin belirlenme ve kullanılma kuralları, hesap yönetimi, şirket dışı personel tarafından (örneğin bayiler) şirket kaynaklarına ulaşım hakları gibi alanlar düzenlenir.

    6. E-posta:

    Bu bölümde, belirli durumlarda e-postaların izlenebilmesi, e-postaların şifrelenmesi, mesajların arşivlenmesi gibi e-posta kullanım kuralları belirlenir.

    7. Laptop, PDA ve Benzeri mobil cihazların kullanımı:

    Laptop ve PDA gibi mobil cihazlar, şirket bilgilerini şirket sınırları dışında taşıdıklarından, bilgi işlem sistemleri için önemli açıklar içerebilmektedir. Bu nedenle mobil cihazlarda hangi koruma ve güvenlik yöntemlerinin kullanılacağı bu bölümde belirlenmelidir.

    8. Internet Güvenliği:

    Bu alanda Internet kullanım saatleri, kuralları, Internet’ten HTTP veya FTP protokolleri ile ile hangi dosya tiplerinin Internet’ten indirilebileceği gibi noktalar belirtilir. Ayrıca kurum elemanlarının VPN gibi bir teknoloji ile Internet üzerinden kurum sistemlerine nasıl ulaşacağı, şifreleme yöntemleri irdelenir.

    9. Ağ Güvenliği

    Router, Firewall gibi ağ güvenliği ürünlerinin kullanımı, Internet üzerinden, VPN benzeri teknolojileri kullanarak şubeler arası bilgi paylaşımı, modem kullanımı gibi konular bu bölümde yeralır.

    10. Fiziksel Güvenlik:

    Binaya, server odalarına erişimin nasıl olacağı, kullanıcıların iş istasyonlarının zimmet kuralları, ağ altyapısı gibi konular bu bölümde yeralır.

    Güvenlik Politikasının Uygulanması:

    Yazılı bir güvenlik politikasına sahip olan kurumların önündeki en önemli görev, bu güvenlik politikasının düzenli olarak kullanımının sağlanmasıdır. Pek çok kurum, yazılı prosedürleri günlük hayatın parçası haline getirmekte zorlanmaktadır. Burada en önemli ihtiyaç, kullanıcıların eğitimidir. Bu eğitim, bilgi işlem güvenliğinin neden son derece önemli olduğunu, kullanıcıların günlük hayattaki çalışma presiplerinin neden bilgi işlem güvenliği için potansiyel bir tehdit teşkil edebileceğini açıklamalıdır.

    Ayrıca güvenlik politikaları düzenli olarak gözden geçirilmeli, yeni gelişmeler, ihtiyaçlar ve tehditlerin ışığında gerekirse yenilenmelidir. Bu, Güvenlik Politikalarının yaşayan sistemler haline gelmesini ve uygulamanın da kurumun günlük hayatının bir parçası haline gelmesini sağlamak için son derece önemlidir.

    Etkili Bilgi İşlem Güvenlik Politikalarının özellikleri
    • Uzun vadeli bakış açısı
    • Kısa ve net değerlendirmeler
    • Sorumluluk, yetki ve rollere dayalı
    • Gerçekçi
    • İyi tanımlanmış
    • Düzenli yenilenen

    Bilgi Güvenliği Denetlemesi

    Günümüzde hergün binlerce sistem saldırıya uğramaktadır, bu saldırılardan bazıları ise maddi ve manevi kayıplara neden olmaktadır. Genel olarak bu saldırıların yapısı ve karakteristiği konusunda bir fikir ortaya atılamamaktadır. Bu durum saldırıların engellenmesi olasılığını da güçleştirmektedir.

    Yerel ağı korumak amaçlı olan Firewall ve Anti-virüs gibi sistemler sadece basit saldırıları engelleme imkanı sunmaktadırlar. Ancak günümüz Firewall'larının mimarilerinden kaynaklanan zayıflıklar, ayarlarından kaynaklanan hatalar, Firewall ile hiç alakası olmayan saldırıların Firewall tarafından önlenmesini beklemeler , Anti Virüsleri güncellemeyerek yeni virüslere davetiye çıkartmalar bu ilk tür saldırganların bile başarılı olabilmesine olanak tanımaktadır. Böylece güven hissiyle kahveler yudumlanırken saldırganlar sistemlerde rahatça gezebilir hale gelmektedirler.

    Yeterli önlemler alınmazsa bir firma, bilgilerini, müşterilerini ve gelirini kaybetme tehlikesi ile karşılaşabilir.


    Internet Güvenlik Değerlendirmesi

    Internet üzerinden güvenliğin denenmesi ve zayıf noktaların tespit edilmesi amacıyla kurumların sistemlerine kontrollu bir güvenlik saldırısının gerçekleştirilmelidir. Bu testler, internet üzerinden sistemlere sızmak veya zarar vermek amaçlı saldırıların tatbikatı niteliğindedir. Bir güvenlik değerlendirmesi kapsamında, güvenlik mekanizmalarınızın, sızma tespit ve karşı koyma yetenekleri, deneyimli bir saldırgana karşı denenir. Bu servis, güvenlik alanında düşmana karşı hazırlıklı olunması ve zarara uğramadan deneyim kazanılmasını sağlayan özel bir imkan olarak değerlendirilmelidir.
    Kurumların ağ güvenliği ile ilgili ihtiyaçlarını karşılayabilmek amacıyla aşağıda genel başlıkları verilen kapsamlı bir güvenlik değerlendirmesi gerçekleştirilmelidir:

    • Hackerlar tarafından kullanılan karmaşık ve güncel tekniklerin, geçerliliği kanıtlanmış en iyi teknik araçlarla birleştirerek, profesyonel tecrübe sahibi ekibin planlı ve programlı yönetimi eşliğinde sistemlerin dıştan tetkik edilmesi.
    • Organizasyonun yerel ağ ile ilgili bilgilerine, sisteme dıştan bakıldığında ve genel internet kaynaklarından nasıl ve ne şekilde ulaşılabilindiğinin belirlenmesi.
    • Şirketinizin online sisteminin gizliliği, bütünlüğü ve kullanışlılığını bozmak isteyen bir saldırgan karşısında ortaya çıkabilecek savunmasız noktaların belirlenmesi.

    Internet Güvenlik Değerlendirmesi için aşağıda belirtilen metodoloji izlenmelidir.Süreç birbirinden ayrı aşamaların, yeni aşamanın bir önceki aşamadan elde edilen veriler ışığında oluşturulması mantığıyla ilerleyecektir.

    Anahtar Aşamalar :
    • Birinci Aşama : Müşteri Mülakatı
    • İkinci Aşama : Genel Bilgi Toplama
    • Üçüncü Aşama : Etken Veri Araştırması
    • Dördüncü Aşama : Firewall ve Router Değerlendirmesi
    • Beşinci Aşama : Savunmasız Noktaların Test Edilmesi
    • Altıncı Aşama : Rapor Hazırlanması
    Yapılan güvenlik değerlendirmesi sonucu elde edilen rapor ışığında kurumun güvenlik mimarisinin zayıf ve güçlü yanlarını net bir şekilde ortaya koyulmalı, tehditlerden korunmak için gerekli çözümler uygulanmalıdır.

    IntraNet Güvenlik Değerlendirmesi

    Son yıllarda yapılan araştırmalar sonucu kurumlar için en büyük tehlikenin kurum içinden geldiği görülmüştür. Bu tehlikelere karşı krumsal bilgisayar ağına bağlanılarak şirket içinden bir güvenlik taraması yapılmalıdır. LAN / Intranet bölgesindeki yerel IP adresine sahip tüm sunucu ve araçlar ile bunların üzerinde çalışan servis ve uygulamaların güvenlik değerlendirilmesini geniş kapsamlı gerçekleştirilmelidir.

    Bilgisayar ve Ağ sistemleri altyapısında sürekli olarak ortaya çıkarılan açıklar olabilir. Buna ek olarak, mimariye eklenecek olan her yeni cihaz, sistem güvenliğinin yeniden değerlendirilmesini gerektirecektir. Bu bağlamda intarnet bölgesinin güvenliğini tam olarak sağlayabilmek için güvenlik değerlendirilmesi gerekmektedir.

    Intranet güvenlik değerlendirilmesi yapılırken izlenmesi gereken metodoloji aşağıda belirtilmiştir:

    Adım 1:Bilgi Toplama
    Hedefler: Kurum ile ilgili içeriden ulaşılabilen tüm açıkların belirlenmesi
    • DNS girişleri.
    • IP adres aralıkları.
    • Sistemde takip edilen yollar.
    • Dış erişim noktalarının belirlenmesi.
    • Intranet Mimarisi
    Beklenen sonuçlar: Gerekli ve genel bilgilerin sağlanmış olması.

    Adım 2: Sistemlerin İncelenmesi
    Hedefler: Sistemlerin belirlenmesi ve taranması.
    • Sistemlerin tespit edilmesi.
    • Sistemlerde açık port aranması (UDP ve TCP).
    • Sistemlerde portlar üzerindeki hizmetlerin taranması.
    • Hizmetlerin açıkları belirlemek üzere sorgulanması.
    • Cihazların varsayılan şifreler ve varsayılan SNMP topluluklarını belirlemek üzere sorgulanması.
    • Kayıtlı bir kullanıcı olarak sisteme girişin denenmesi.
    • Daha yüksek yetki elde edilmesinin ve diğer kullanıcı bilgilerine erişmenin denenmesi.
    Beklenen Sonuçlar: Sadece gerekli hizmetlere ulaşılabilmesi. Bu hizmetler üzerinde açıkların bulunmaması. Sadece yetki doğrultusunda bilgi erişimi olması. Olmadığı hallerde bu durum ve işlemlerin raporlanması.

     
    INFONET BİLGİ TEKNOLOJİLERİ
           Hikaye Sok. No:7/2 Esentepe 80300 Istanbul TEL: (212) 356 5580 FAKS: (212) 356 5987
           Çevre Sok. No: 10 /22 Çankaya Ankara TEL: (312) 467 6722 FAKS: (312) 427 5448 info@infonet.com.tr
    Anasayfa | Hakkımızda | Hizmetler | Ürünler | Tedarikçiler | İş Ortakları |
    Destek | Basın | Site Haritası | İletişim
    Copyright© 1994 - 2003 InfoNet. Bütün hakları saklıdır.